Gönderen Konu: IV. Murat & Bekri Mustafa Fıkraları  (Okunma sayısı 12504 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

17 Ağustos 2009, 14:07:37
  • Yönetici
  • *
  • İleti: 2,526
  • Aldığı Teşekkürler: 12940
  • Aja Aja FigHtinG ^^
  • Cinsiyetiniz: Bayan
  • Yaşadığınız Şehir: Eskişehir

" sultanahmet'te doğup yaşayan bekri mustafa iyi hafızdı. sarhoşluğun örneği ve sarhoşların şahı olarak tanınmıştır. adı nice yüzyıllardır dillere destan olmuş,hikayeleri kuşaklar boyunca dillerde dolaşmıştır.işte bu böylesine ünlü bir bekri mustafadır.
yorgancı esnafından
ahmet ağa'nın oğlu olan ve gece gündüz içtiği için bekri namıyla ün yapan mustafa.1593 yılında kadırga'nın cinci meydanı ile küçükayasofya camii arasındaki bir evde dünyaya gelmiştir. babasının hali vakti yerinde olduğu için çocukluğu refah içinde geçmiş,beş yaşında iken küçükayasofya camii yanındaki mahalle mektebinde eğitime başlamış. burada hıfız ederek hafız olmuş,sonra da bayazıd medresesi'ne devam etmiştir. sabahları medreseye giderken akşamları da babasının dükkanında yorgancılık işini yüklenmişti.18 yaşında iken annesinin de vefatıyla yalnız kalan genç yorgancı bazı arkadaşlarının da ısrarı ile bu dönemde içkiye başladı.
uzun boylu,iri yapılı,geniş omuzlu,pos bıyıklı ve güçlü kuvvetli bir adam olan bekri mustafa, son derece zeki,nüktedan ve hoşsohbetti.hazır cevaplığı ve hakbilirliği ile herkesin takdir ve sevgisini de toplamıştı. bekri mustafa'nın bu özelliklerini duyan dördüncü murat,daha şehzadeliği sırasında kendisini nedimleri arasına almış,tahta çıkışından sonra da saraya dahil olmuştu. dördüncü murat,içki yasağını koyduğu yıllarda dahi bekri'nin ayyaşlığını hoş görmüş, kendisinden iltifatlarını esirgememişti.
bekri mustafa'nın bu içki yasağı devirlerine ait pek çok fıkrası vardır




Bir kaç Bekri Mustafa Klasiği :

sultan dördüncü murad tebdil-i kıyafet teftişe çıkar, içki içen var mı hesabı. bir kayığa biner, boğazı geçecektir, tevafuk kayıkçı bizim meşhur ayyaş bekri mustafa'dır. kıyıdan açılırlar, bekri mustafa şişeyi çıkarır zuladan, iki fırt çeker. kılık değiştirmiş sultan sorar:
- o nedir?
- (bekri ihtiyatlıdır) kuvvet şurubu, iki yudum içince kürek falan vız gelir bana
padişah merak eder:
- birader ver iki yudum da ben içeyim.
bekri acır, kimse görmezsen gariban içsin iki yudum şarap der, şişeyi uzatır, sultan kafaya diker:
- ulan bu düpedüz şarap
bekri: evet şarap
padişah: ulan ben şarabı yasak etmedim mi?
bekri: lan sen kimsin şarabı yasaklayacan?
padişah: ben sultan murad'ım
bekri küreği kapar: vurdum mu küreği yuvarlarım seni aşşağı, daha iki yudum içtin kendini padişah zannettin, şişeyi bitirsen haşa dünyayı ben yarattım diyecen!?...




Bostancıbaşı'nın adamları bir yaz gecesi bekri mustafa'yı bir havuzun içinde oturup içkisini demlenirken görürler. kendisini alıp götürmek isterler. bekri birden öfkelenir: " çekin arabanızı be... burası size ait değildir. kaptan paşa gelsin. deryaya o karışır ancak."
konu,komşu bütün mahalleli ve devletin ileri gelenleri bekri mustafa'yı içine düştüğü durumdan kurtarmşaak amacıyla çare ararlarken akıllarına onu küçükayasofya camii imamlığına getirmek gelir. iyi bir hafız olan ve medrese görüp okuyan ve bu işe yatkın olduğundan şüphe olmayan bekri mustafa için bu hiç de yadırganacak bir iş sayılmaz. hele ortada kendisini içkiden kurtarmak gibi bir de önemli sebep varken.
bekri mustafa, sultan murat'ın da onayladığı bu görevi kabullenir mecburen. işe başladığı gün öğle namazından sonra kaldırılan bir cenazenin namazını kıldırdıktan sonra tabuta doğru eğilip birşeyler söyler. bütün cemaatin dikkatini çeker bu davranışı. birisi dayanamaz sorar:" merakımızı uyandırdı ağa... neler söyledin öyle?" bekri mustafa her zamanki gibi kendinden emin bir şekilde konuşur:" öteki dünyadan haber sorarlarsa bekri mustafa imam oldu de, anlarlar dünyanın halini dedim."




Dördüncü murad her zamanki gibi tebdili kıyafet dolaşırken, çamurlar içine bulanmış bir adamın yerlerde yattığını görür ve yerden kaldırmak ister. bekri mustafa'dan başkası olmayan sarhoş, padişaha kenara çekilmesini söyler. küstahlığın büyüklüğü karşısında donakalan dördüncü murad, kimliğini açıklar ve nasıl olup da bir hükümdara böyle hakaret ettiğini sorunca; ''ben bekri mustafa'yım, eğer istanbul'u satmak istersen, ben padişah olurum, sen de bekri mustafa'' der.

istanbul'u satın almak için nereden para bulacağını soran padişaha merak etmemesini, isterse onun oğlunu bile satın alabileceğini söyler. saraya götürülen sarhoş bir kaç saat sonra ayılınca padişah onu huzuruna çağırır, istanbul'u satın almak için paraları çıkarmasını söyler. bekri mustafa yanında taşıdığı şarap testisini padişaha uzatır, testidekini bitirirse değil istanbul'u, bütün evreni satın alabileceğini söyler.



17 Ağustos 2009, 14:33:15
Yanıtla #1
  • Admin
  • *
  • İleti: 1,785
  • Aldığı Teşekkürler: 5557
  • SkB
Çok güzeller tşkler paylaşım için :)
İçiMe SeNi ÇeKeRiM

17 Ağustos 2009, 21:09:50
Yanıtla #2
  • Yönetici
  • *
  • İleti: 2,526
  • Aldığı Teşekkürler: 12940
  • Aja Aja FigHtinG ^^
  • Cinsiyetiniz: Bayan
  • Yaşadığınız Şehir: Eskişehir
rica ederim, bende çok eğlenceli buluyorum Bekri Mustafa hikayelerini bu yüzden paylaşayım dedim :tamam:

18 Ağustos 2009, 00:35:05
Yanıtla #3
  • Yönetici
  • *
  • İleti: 3,279
  • Aldığı Teşekkürler: 21194
  • ...
  • Cinsiyetiniz: Bayan
  • Yaşadığınız Şehir: Uşak
cok guzelmiş yafs  :hihi:
kpss.....


Paylaş facebook Paylaş linkedin Paylaş twitter